Hakkımızda Kurucu Avukat Hizmet Alanları Makaleler İletişim
Hukuk ve Danışmanlık

Haklarınız için güçlü bir ortak

Güldaş Hukuk ve Danışmanlık olarak; dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmetleriyle müvekkillerimizin yanında güvenilir bir çözüm ortağı olarak duruyoruz.

Güvenilir Hukuk Bürosu

Adalet ve hakkaniyetle yanınızdayız

Av. H. İbrahim Güldaş

Hukukta güvenilir çözüm ortağınız

Güldaş Hukuk ve Danışmanlık; müvekkillerinin hukuki süreçlerini en etkin şekilde yönetmek, haklarını eksiksiz korumak ve adil sonuçlara ulaşmalarını sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Ceza hukukundan aile hukukuna, miras davalarından gayrimenkul uyuşmazlıklarına kadar geniş bir alanda uzman kadromuzla yanınızdayız.

Dürüstlük

Güvenilirlik

Gizlilik

Sonuç Odaklılık

Av. Halil İbrahim Güldaş
Hukuk Bürosu Kurucusu

Halil İbrahim Güldaş, hukuk kariyerine İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden başarıyla mezun olarak adım atmıştır. Akademik formasyonunu Türkiye'nin köklü hukuk eğitim kurumlarından birinde tamamlayan Güldaş, mezuniyetinin ardından ceza hukuku, aile hukuku ve gayrimenkul uyuşmazlıkları başta olmak üzere pek çok alanda bir çok müvekkile hizmet vermiştir.

Müvekkillerini yalnızca hukuki süreçlerde temsil etmekle kalmayıp, onlara her aşamada şeffaf ve insani bir yaklaşımla rehberlik etmeyi ilke edinmiştir.

Eğitim İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü

Uzman olduğumuz hukuk dalları

Her davada müvekkilimizin yanında; hızlı, etkili ve şeffaf hukuki hizmet sunuyoruz.

Ceza Hukuku

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma; haklarınızın tam koruması.

Danışın

Aile Hukuku

Boşanma, velayet ve nafaka davalarında hassas ve kararlı hukuki temsil.

Danışın

Gayrimenkul Hukuku

Tapu uyuşmazlıkları, kira davaları ve imar hukuku konularında kapsamlı danışmanlık.

Danışın

Miras Hukuku

Vasiyetname hazırlığı, miras taksimi ve tereke davalarında güvenilir hukuki destek.

Danışın

Sigorta Hukuku

Sigorta tazminat uyuşmazlıkları ve poliçe ihlallerinde etkili hukuki çözümler.

Danışın

Hukuki Danışmanlık

Bireysel ve kurumsal müvekkillere özel, proaktif hukuki rehberlik ve danışmanlık hizmeti.

Danışın

Makaleler ve Yazılar

Güncel hukuki gelişmeler ve haklarınız hakkında bilgilendirici yazılar.

Ceza Hukuku
Gözaltı ve Tutukluluk Süreçlerinde Haklarınız
Mart 20256 dakika okuma

Gözaltına alındığınızda veya tutuklandığınızda hangi haklara sahip olduğunuzu, avukatınıza nasıl ulaşabileceğinizi ve yasal süreleri bu yazıda ele aldık.

Aile Hukuku
Boşanma Davalarında Velayet Nasıl Belirlenir?
Şubat 20256 dakika okuma

Türk Medeni Kanunu çerçevesinde velayet kararlarını etkileyen faktörler, mahkemenin çocuğun üstün yararını nasıl değerlendirdiği ve süreçte dikkat edilmesi gerekenler.

Miras Hukuku
Miras Davalarında Bilinmesi Gereken Temel Kurallar
Ocak 20257 dakika okuma

Miras bırakanın ölümünün ardından başlayan hukuki süreç, pek çok kişi için karmaşık ve duygusal açıdan zorlu bir dönemdir. Mirasçılık sıfatı, tenkis davası ve vasiyetname hakkında temel bilgiler.

Gayrimenkul Hukuku
Tapu Uyuşmazlıklarında Hukuki Yollar
Aralık 20246 dakika okuma

Tapu iptal ve tescil davaları, kaçak yapı sorunları ve kira uyuşmazlıkları Türkiye'de en sık karşılaşılan hukuki sorunların başında gelir. Haklarınızı korumak için bilmeniz gerekenler.

Sigorta Hukuku
Sigorta Şirketi Tazminat Ödemezse Ne Yapmalısınız?
Kasım 20245 dakika okuma

Trafik kazası, konut hasarı veya sağlık sigortası gibi pek çok alanda sigorta şirketlerinin tazminat taleplerini reddetmesi ya da eksik ödemesi sık karşılaşılan bir sorundur. Başvurabilecekleriniz.

Ceza Hukuku

Gözaltı ve Tutukluluk Süreçlerinde Haklarınız

Av. H. İbrahim Güldaş  ·  Mart 2025  ·  6 dakika okuma

Türkiye'de ceza soruşturması kapsamında gözaltına alınan kişiler, pek çok durumda haklarının farkında olmadan ifade vermekte ve bu durum ilerleyen süreçte ciddi hukuki sonuçlara yol açmaktadır. Oysa hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hem de Ceza Muhakemesi Kanunu, gözaltındaki kişilere güçlü bir hak kataloğu sunmaktadır.

Gözaltı Nedir, Ne Kadar Sürer?

Gözaltı, bir kişinin suç işlediğine dair makul şüphe bulunması halinde, savcılık talimatıyla ya da suçüstü halinde kolluğun doğrudan kararıyla özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Bireysel suçlarda gözaltı süresi kural olarak 24 saattir; bu süre yolda geçen süre dahil tutulmak üzere bir kez uzatılabilir. Toplu suçlarda ise bu süre savcının talebi ve hâkim onayıyla dört güne kadar çıkarılabilir.

Temel Haklarınız

Gözaltına alındığınız andan itibaren avukat talep etme hakkınız doğar. Bu hak, herhangi bir koşula bağlı olmaksızın derhal kullanılabilir. Bunun yanı sıra yakınlarınıza haber verilmesini isteme, tercüman talep etme (yabancı dil söz konusuysa) ve tüm süreç boyunca susma hakkını kullanma hakları da temel güvenceleriniz arasındadır. Sağlık durumunuzun takibi için doktor talep etme hakkınız da mevcuttur.

İfade Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ceza hukukunda en kritik aşamalardan biri ilk ifadedir. Baskı altında veya avukat olmaksızın verilen ifadeler, daha sonra geri alınsa dahi yargılama sürecini olumsuz etkileyebilir. Susma hakkı bir suçu kabul anlamına gelmez; aksine Anayasa'nın güvence altına aldığı meşru bir haktır. Avukatınız olmadan hiçbir soruyu yanıtlamak zorunda değilsiniz.

Tutukluluğa İtiraz

Gözaltı süresinin dolmasıyla birlikte savcılık ya serbest bırakma kararı verir ya da sulh ceza hâkimliğinden tutukluluk talep eder. Tutukluluk kararına karşı itiraz yolu her zaman açıktır. Tutukluluğun devamına ilişkin periyodik değerlendirmelerde de avukatınızın etkin müdahalesi belirleyici rol oynamaktadır. Makul süreyi aşan tutukluluk, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı çerçevesinde de ihlal gerekçesi oluşturabilir.

Kendiniz veya bir yakınınız ceza soruşturmasıyla karşı karşıyaysanız, süreci en başından avukatlık desteğiyle yönetmeniz kritik önem taşır.

Aile Hukuku

Boşanma Davalarında Velayet Nasıl Belirlenir?

Av. H. İbrahim Güldaş  ·  Şubat 2025  ·  6 dakika okuma

Boşanma sürecinde eşler arasındaki en tartışmalı konuların başında müşterek çocukların velayeti gelir. Türk Medeni Kanunu velayet konusunda net bir çerçeve çizmekle birlikte, mahkemeler her davayı somut koşulları itibarıyla ayrı ayrı değerlendirmektedir.

Velayet ile Kişisel İlişki Kurma Farkı

Velayet, çocuğun günlük yaşamına ilişkin kararları alma ve onu temsil etme yetkisini kapsar. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ise çocukla kişisel ilişki kurma hakkını korur. Bu hak, mahkeme tarafından belirlenen gün ve saatler çerçevesinde düzenlenir; taraflar anlaşamazsa ayrıntılar hâkim tarafından hükme bağlanır.

Mahkeme Hangi Kriterlere Bakar?

Hâkim, velayet kararı verirken öncelikle çocuğun üstün yararını gözetir. Bu değerlendirmede; çocuğun yaşı ve cinsiyeti, her iki ebeveynle kurduğu duygusal bağ, ebeveynlerin ekonomik ve sosyal koşulları, çocuğun okul ve sosyal çevresindeki istikrarı ile yeterli bir yaşa gelen çocuğun kendi beyanı dikkate alınır. Mahkemeler, çocuğu anne veya babadan birinin yanına yerleştirirken mevcut yaşam düzeninin korunmasına özen gösterir.

Sosyal İnceleme Raporu

Tartışmalı velayet davalarında mahkeme çoğunlukla sosyal hizmet uzmanı görevlendirir. Bu uzman, her iki ebeveyni ve çocuğu ayrı ayrı değerlendirir; yaşam koşullarını inceler ve çocuğun psikolojik durumuna ilişkin rapor hazırlar. Söz konusu rapor hâkimin kararını doğrudan etkileyebilir; bu nedenle sürece hazırlıklı girmek büyük önem taşır.

Velayetin Değiştirilmesi

Kesinleşmiş bir velayet kararı, koşulların esaslı biçimde değişmesi halinde yeniden yargı önüne taşınabilir. Velayet sahibi ebeveynin başka bir şehre taşınması, yeniden evlenmesi, alkol veya madde bağımlılığı ya da sağlık sorunlarının ortaya çıkması bu değişikliklerin tipik örnekleridir. Velayetin değiştirilmesi talebiyle açılan davalar, ilk velayet davasıyla benzer usul kurallarına tabidir.

Velayet veya boşanma sürecinde erken aşamada hukuki destek almak, hem çocuğunuzun haklarını hem de sizin haklarınızı en iyi biçimde güvence altına alır.

Miras Hukuku

Miras Davalarında Bilinmesi Gereken Temel Kurallar

Av. H. İbrahim Güldaş  ·  Ocak 2025  ·  7 dakika okuma

Bir yakınınızın vefatının ardından mirasın paylaşımı; duygusal açıdan zor bir dönemde karmaşık hukuki sorularla başa çıkmayı gerektiren bir süreçtir. Türk Medeni Kanunu, mirasçılık düzenini ayrıntılı biçimde kurala bağlamış; ancak uygulamada sıkça anlaşmazlıklara zemin hazırlamaktadır.

Yasal Mirasçılar ve Miras Payları

Türk hukukunda yasal mirasçılar, öncelikle miras bırakanın altsoyu (çocukları ve torunları), ardından ana ve babası, onların da yokluğunda kardeşleri ve son olarak sağ kalan eşidir. Sağ kalan eş, hangi zümreyle birlikte miras bırakıyorsa ona göre farklı oranlarda pay alır. Çocuklarla birlikte mirasçı olan eş, mirasın dörtte birini; ana-babayla birlikte mirasçı olan eş ise mirasın yarısını alır.

Saklı Pay ve Tenkis Davası

Miras bırakan, terekesini istediği gibi vasiyet etmekte serbest değildir. Kanun, belirli mirasçılar için saklı pay güvencesi öngörmüştür. Çocukların saklı payı yasal miras payının yarısı, sağ kalan eşin saklı payı ise yasal pay kadar olup miras bırakanın yaptığı bağış veya vasiyetnameler bu saklı pay sınırlarını ihlal edemez. İhlal halinde tenkis davası açılarak fazlalık talep edilebilir.

Vasiyetname Türleri ve Geçerlilik Koşulları

Türk hukukunda üç tür vasiyetname vardır: resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname. El yazılı vasiyetname en sık tercih edilen türdür; tamamının el yazısıyla yazılmış, tarihli ve imzalı olması zorunludur. Bilgisayarla hazırlanan ya da tanık huzurunda imzalanmayan belgeler geçersiz sayılabilir. Vasiyetnamenin şekli şartlara aykırılığı, iptali için yeterli gerekçe oluşturur.

Mirasın Reddi

Miras bırakanın borçlarının varlıklarından fazla olduğu durumlarda mirasçılar mirası reddedebilir. Ret hakkı, mirasçının mirası öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde kullanılmalıdır; aksi hâlde miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır. Ret kararı sulh hukuk mahkemesine yazılı bildirimle yapılır ve geri alınamaz niteliktedir.

Miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda zaman aşımı süreleri ve usul kuralları son derece belirleyicidir; bu nedenle uzman bir avukattan erken aşamada destek almanız, haklarınızın korunması bakımından kritik önem taşır.

Gayrimenkul Hukuku

Tapu Uyuşmazlıklarında Hukuki Yollar

Av. H. İbrahim Güldaş  ·  Aralık 2024  ·  6 dakika okuma

Türkiye'de taşınmaz edinimi ve kullanımına ilişkin uyuşmazlıklar, mahkemelerin en yoğun dava yükü taşıdığı alanlardan birini oluşturmaktadır. Tapu iptali, kira anlaşmazlıkları ve yapı kaynaklı sorunlar bu uyuşmazlıkların başlıca türleridir.

Tapu İptali ve Tescil Davaları

Bir taşınmazın tapusunun hukuka aykırı biçimde tesis edildiğinin ileri sürüldüğü durumlarda tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Sahte vekâletname, ehliyetsizlik, hata, hile veya korkutma yoluyla gerçekleştirilen tapu devirleri bu davanın tipik gerekçeleri arasındadır. Ayrıca muris muvazaası, yani miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı satış işlemleri de bu dava yoluyla çözüme kavuşturulabilir.

Kira Hukuku ve Tahliye

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, kira ilişkilerini ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Kiracının kira bedelini ödememesi, kiralananı sözleşmeye aykırı kullanması ya da kira süresinin sona ermesi tahliye taleplerinin başlıca gerekçeleridir. Konut kiraları bakımından özel koruyucu hükümler uygulanmakla birlikte, uzun süreli kiracılık ilişkilerinde on yıllık uzama süresi dolduğunda taşınmaz sahibi sözleşmeyi feshedebilir. İşyeri kiraları ise farklı usul kurallarına tabidir.

Kat Mülkiyeti ve Ortak Alan Sorunları

Apartman ve site yönetimine ilişkin uyuşmazlıklar da gayrimenkul hukukunun sıkça karşılaşılan sorun alanlarından birini oluşturmaktadır. Aidat borçları, ortak alan kullanımı, yönetim kurulu kararlarının iptali ve bağımsız bölüm üzerindeki hak ihlalleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Kat Mülkiyeti Kanunu, bu tür uyuşmazlıklara ilişkin özel dava yolları öngörmektedir.

İmar ve Yapı Kaynaklı Sorunlar

İmara aykırı yapılar, yıkım kararları ve ruhsatsız inşaatlar önemli hukuki riskler barındırmaktadır. Yapı ruhsatına ilişkin idari işlemlere karşı idare mahkemelerinde itiraz yoluna başvurulabilir. Komşuluk hukukundan doğan uyuşmazlıklar, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davaları da bu alanda sıkça gündeme gelmektedir.

Gayrimenkul işlemlerinde hukuki danışmanlık almadan hareket etmek, telafisi güç mali kayıplara yol açabilir. Tapu devri öncesinde ve kiracı-kiraya veren ilişkilerinde avukat desteği büyük önem taşımaktadır.

Sigorta Hukuku

Sigorta Şirketi Tazminat Ödemezse Ne Yapmalısınız?

Av. H. İbrahim Güldaş  ·  Kasım 2024  ·  5 dakika okuma

Sigorta sözleşmesi, sigortalının prim ödemesi karşılığında sigorta şirketinin belirli risklerin gerçekleşmesi halinde tazminat ya da güvence sağlamayı üstlendiği bir sözleşmedir. Ancak pratikte sigorta şirketleri zaman zaman tazminat taleplerini reddeder, geciktirir ya da eksik öder. Bu durum, sigortalıyı hukuki yollara başvurmak zorunda bırakır.

En Sık Karşılaşılan Red Gerekçeleri

Sigorta şirketlerinin tazminat taleplerini reddetmek için öne sürdüğü gerekçelerin başında; poliçe kapsamı dışında kalan hasar, beyan yükümlülüğünün ihlali, riziko gerçekleşmeden önce yapılan başvuru ve muafiyet limitinin altındaki zarar miktarları gelmektedir. Bu gerekçelerin önemli bir kısmı, sözleşmenin dar yorumlanmasına ya da sigortalının haklarından haberdar olmamasına dayanmaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonu

Türkiye'de sigorta uyuşmazlıklarının çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonu kurulmuştur. Bu yola başvurmak, mahkeme sürecine kıyasla çok daha hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunar. Belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda komisyon kararı kesin nitelik taşır; üst sınırı aşan davalarda ise itiraz yolu açıktır. Komisyona başvurmadan önce sigorta şirketiyle yazışma ve ret kararı almak zorunludur.

Trafik Kazalarında Sigorta Talepleri

Zorunlu trafik sigortası kapsamındaki hasarlar, Türkiye'deki sigorta uyuşmazlıklarının büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Değer kaybı tazminatı, maluliyet tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı bu davalarda öne çıkan talep kalemleridir. Sigorta şirketinin teklif ettiği miktarın yetersiz olduğu durumlarda, bağımsız bir bilirkişi raporu ve avukatlık desteğiyle çok daha yüksek tazminata hükmedilmesi mümkün olabilmektedir.

Zamanaşımı Süreleri

Sigorta tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak iki yıldır; sigorta şirketinin kötü niyetli davrandığının ispat edildiği hallerde bu süre beş yıla uzar. Hasar ihbarının gecikmesi veya poliçe şartlarına uyulmaması hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle sigorta hasarlarında en kısa sürede hukuki destek almak büyük önem taşımaktadır.

Sigorta şirketiyle yaşadığınız uyuşmazlıkta yalnız değilsiniz. Poliçenizin kapsamı ve başvurabilecekleriniz konusunda büromuza danışabilirsiniz.

Hukuki sürecinizi birlikte başlatalım

Davanız veya hukuki sorununuz için bugün bizimle iletişime geçin; size özel değerlendirme yapalım.

Telefon0544 902 18 36

E-postaav.halilibrahimguldas@gmail.com

KVKK Aydınlatma Metni

Son güncelleme: Mart 2025  ·  6698 Sayılı Kanun Kapsamında

1. Veri Sorumlusunun Kimliği

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca kişisel verileriniz, veri sorumlusu sıfatıyla Güldaş Hukuk ve Danışmanlık tarafından işlenmektedir. Büromuzun iletişim adresi: av.halilibrahimguldas@gmail.com

2. İşlenen Kişisel Veriler

Web sitemizde yer alan iletişim ve randevu formu aracılığıyla; adınız, soyadınız, telefon numaranız ve tarafınızca iletilen mesaj içeriği ile hukuki konu bilgisi işlenmektedir. Bu veriler yalnızca açık rızanızla tarafımıza iletilmektedir.

3. İşlenme Amaçları ve Hukuki Dayanakları

Kişisel verileriniz; randevu talebinizin değerlendirilmesi, sizinle iletişime geçilmesi, hukuki danışmanlık hizmetinin planlanması ve sunulması ile yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amaçlarıyla işlenmektedir. Bu işleme faaliyetleri KVKK'nın 5. maddesi uyarınca açık rızanıza ve sözleşmenin ifasına ilişkin hukuki dayanağa dayandırılmaktadır.

4. Kişisel Verilerin Aktarımı

Kişisel verileriniz kural olarak üçüncü kişilere aktarılmamaktadır. Ancak yasal zorunluluk doğması halinde (mahkeme kararı, savcılık talebi vb.) ilgili kamu kurumlarıyla paylaşılabilir. Yurt dışına herhangi bir veri aktarımı yapılmamaktadır.

5. Saklama Süresi

Verileriniz, hizmet ilişkisinin sona ermesinden itibaren ilgili yasal düzenlemelerde öngörülen süreler boyunca güvenli şekilde saklanacak; bu sürelerin dolmasıyla silinecek, yok edilecek veya anonim hale getirilecektir. Avukatlık Kanunu kapsamında elde edilen veriler, ilgili mevzuatın öngördüğü süreler dikkate alınarak muhafaza edilir.

6. Güvenlik Tedbirleri

Büromuz, kişisel verilerinizin hukuka aykırı işlenmesini ve yetkisiz erişimi önlemek amacıyla gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini almaktadır. Avukatlık mesleğinin doğasından kaynaklanan sır saklama yükümlülüğü, veri güvenliğinin temel güvencelerinden birini oluşturmaktadır.

7. Haklarınız

KVKK'nın 11. maddesi uyarınca; kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse bilgi talep etme, işlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, eksik veya yanlış işlenmiş verilerin düzeltilmesini isteme, yasal şartlar çerçevesinde silinmesini veya yok edilmesini isteme, otomatik sistemler vasıtasıyla aleyhinize oluşan sonuçlara itiraz etme ve kanuna aykırı işleme nedeniyle uğradığınız zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

8. Başvuru Yöntemi

Haklarınızı kullanmak için kimliğinizi tevsik edici belgelerle birlikte av.halilibrahimguldas@gmail.com adresine e-posta göndererek veya büromuza yazılı başvuruda bulunabilirsiniz. Başvurularınız talebin niteliğine göre en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırılacaktır.